menu Home
Uncategorized

YEMEK VÜCUDUMUZU, MÜZİK RUHUMUZU BESLER…

fatos | 01/07/2020

Hepimizin artık ezbere bildiği bir cümle var…”Yemek vücudumuzu, müzik ruhumuzu besler.”

Yoğun geçen iş saatlerinin ve koşuşturmaların sonunda, güzel bir müzik eşliğinde, yediğimiz lezzetli yemekler ile kendimize geliriz ve hayatımızı güzelleştiririz. Lezzetli yemekler vücudumuz için gerekli olan besinleri, vitamin ve mineralleri sağlarken, müzik de ruhumuz için eşsiz bir besin kaynağı olur.

Geçmişten günümüze, birçok hastalığın tedavisinde, evrende var olan ve topraktan yetişen sebzeler, meyveler kullanıldı, bize şifa verdi… Soğuk algınlığına çare olan ıhlamurun, ekinezyanın, portakalın, greyfurtun,  nane-limonun yerini ilaçlar alsa da, alternatif olarak destekleyici ve iyileştirici gücünü bizlere sunmaya devam ettiler, ediyorlar… Ve ilaç kullanmaktan daha keyifli bir şeydir, farklı meyveler, sebzeler yemek ve bitki çayları içmek…

Çağımızın vebası olan kanser hastalığını önlemek için doktorların bize ilk tavsiyelerindendir; taze sebze ve meyve tüketmek, stresten uzak durmak… vs.

Mevsiminde taze sebze ve meyve tüketirken, müziğin evrensel eşsiz gücü ile de stresimizi kontrol altında tutabiliriz. Bu bağlamda Türk Sanat Müziğinde kullanılan makamların, bedensel ve ruhsal bir çok hastalığa iyi geldiği tespit edilmiş ve bu güçten faydalanılmıştır.

Mide rahatsızlıklarına iyi gelen, sindirimi kolaylaştıran ve öksürüğü hafifleten ıhlamur,rezene ya da nane limon  çayı gibi, Hicaz makamı da insanlara rahatlık duygusu verir. Çocukken annemizden dinlediğimiz “Dandini dandini dastana / Danalar girmiş bostana” diye başlayan ninni Hicaz makamındadır. Ve bir çoğumuz bu ninni ile derin uykulara dalmış, annemize güvenle sarılmışızdır.

Papatya, nane ve melisa çayının verdiği rahatlık gibi, Nihavend makamının teskin edici ve rahatlatıcı özelliği vardır. Romantik bir makamdır aynı zamanda Nihavend makamı… Sakinlik duygusu verir ve bizi stresten arındırır.

Çikolata,  mutluluk verici özelliği ile herkes tarafından sevilen ve tüketilen bir besindir. Neva makamı da çikolata gibi, üzüntüyü giderir, stresi azaltır  ve gönül okşayan tarafıyla ön plana çıkar.

Kilo kontrolünde yardımcı olan ve anti-aiging özelliği ile cilt sağlığımıza katkıda bulunan yeşil çay gibi, Segâh makamı da şişmanlık ve kilo kontrolünde, uykusuzluk sorunlarının giderilmesinde , kalp ve kas rahatsızlıklarında bize yardımcı olur ve ruhumuza şifa verir.

Osmanlı döneminde akıl ve ruh sağlığında problem olan insanların musiki ile sakinleştirildiği ve  iyileştirildiği  birçok yazıya ve filme konu olmuştur. Hiperaktif olan çocukların eğitiminde müzikten faydalanılmış ve müzik dinleyen çocukların daha az suça meyil ettikleri gözlenmiştir. Bu örnekleri çoğaltabilir ve müziğin gücü karşısında saygı ile eğilebiliriz.

Kainatta var olan bütün yiyecekler ve müzikler insanoğlu için var olmuştur. Dünya döndükçe, güneş doğup-battıkça evrenin bizlere sunduğu tüm güzellikleri ruhumuz ve bedenimiz için kabul edeceğiz. Bedenimizi ve ruhumuzu asla besinsiz bırakmamalıyız. Yaşadığımız sürece….

 

Fatoş Koçarslan

09 Ekim 2014

Yazan fatos

Yorumlar

Bu gönderinin şu anda hiç yorumu yok.

Cevap Bırakın




  • cover play_circle_filled

    01. Bir Fırtına Misali
    Fatoş Koçarslan

    file_download
play_arrow skip_previous skip_next volume_down
playlist_play